Küresel piyasalarda teknoloji hisselerindeki satış baskısı ve jeopolitik riskler öne çıktı

Küresel piyasalarda teknoloji hisselerindeki satış baskısı ve jeopolitik riskler öne çıktı

Vakıf Katılım900

Yüksek sermaye harcamalarının kısa vadede yeterli kârlılık ve nakit akışı yaratamayacağına yönelik kaygılar, yatırımcıların teknoloji hisselerinden daha defansif sektörlere ve güvenli liman varlıklarına yönelmesine neden oldu. Amazon hisseleri bilanço sonrasında yüzde 7,3, Intel hisseleri ise yüzde 23 gerilerken Nasdaq 100 vadeli işlemleri yüzde 2,2 değer kaybetti. Alphabet’in finansal sonuçlarının ardından yaşadığı sert düşüş de teknoloji sektöründeki olumsuz görünümü destekledi. Satış baskısı Asya piyasalarına da yansıdı. Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 4,3, Samsung hisseleri yüzde 4,5, SK Hynix hisseleri yüzde 7,1 gerilerken MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 1,4 değer kaybetti. Buna karşılık S&P 500 Endeksi’nde 400’den fazla hissenin yükselmesi, satışların ağırlıklı olarak teknoloji sektöründe yoğunlaştığını gösterdi.

Artan belirsizlik ortamında ABD Hazine tahvillerine talep güçlenirken tahvil faizlerinde düşüş görüldü. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi ekim ayında yaklaşık 40 baz puan gerileyerek şubat ayından bu yana ilk aylık düşüşüne yöneldi. Japon yeni ve İsviçre frangı da dolar karşısında değer kazandı. Japonya Merkez Bankası ise beklentilere paralel olarak para politikasında değişikliğe gitmedi. Jeopolitik gelişmeler tarafında ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarını yeniden başlatabileceğine ilişkin endişeler, Orta Doğu’daki enerji arzına yönelik riskleri artırdı. Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrol yüzde 2,6 yükselerek 118 dolar seviyesine yaklaştı. Altın 4.000 doların altına gerilerken gümüş yüzde 1,7 değer kaybetti. Binance’in olası bir siber saldırıyı araştırmak amacıyla para yatırma ve çekme işlemlerini geçici olarak durdurmasının ardından Bitcoin de yüzde 1,2 düşüşle 78.000 doların altına indi.

Avrupa borsaları ise ABD ve Asya piyasalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan satış baskısına rağmen güçlü şirket bilançoları ve Avrupa Merkez Bankasının faizleri sabit tutmasının desteğiyle pozitif ayrıştı. Stoxx Europe 600 Endeksi, perşembe gününü yüzde 0,77 yükselişle 649,11 puandan tamamlayarak son 7 haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. Avrupa Merkez Bankasının politika faizini yüzde 2,50 seviyesinde korumasına karşın yükselen enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki risklerine dikkat çekmesi ve aralık ayında faiz artırımı ihtimalinin gündemde kalması para politikasına ilişkin belirsizlikleri artırdı. Başkan Christine Lagarde’ın görevinden erken ayrılacağını açıklaması ve özellikle Fransa’da yükselen kamu borçlanma maliyetleri de yatırımcıların gündeminde yer aldı. Shell ve TotalEnergies’in güçlü kârlılık performansları enerji hisselerini desteklerken Airbus ve Renault’nun olumlu finansal sonuçları endekslerdeki yükselişe katkı sağladı. Bununla birlikte yüksek petrol fiyatları, faiz artırımı beklentileri ve küresel teknoloji sektöründeki satışların Avrupa’ya yayılma riski temkinli görünümün korunmasına işaret etti.

Yurt içi piyasalar 28 Ekim Çarşamba günü yarım gün işlem görürken 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla perşembe günü kapalı kaldı. Resmî tatil nedeniyle yurt içi gündem sakin seyrederken döviz kurunda düşük volatiliteyle sınırlı ve kademeli yükseliş eğilimi devam etti. Yurt içi piyasaların kapalı olduğu dönemde sona eren Fed toplantısında beklentiler doğrultusunda faiz oranlarında değişikliğe gidilmedi. Enflasyonun yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğine dikkat çeken Kevin Warsh, fiyat istikrarını sağlamanın öncelikleri olduğunu ve para politikası kararlarının gelecek ekonomik veriler doğrultusunda şekilleneceğini ifade etti. Bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının toplantı tutanakları açıklanacak. Dolar/TL, sabah saat 08.15 itibarıyla 49,9450 civarında işlem gördü.

Döviz piyasalarında euro, Avrupa Merkez Bankasının faiz kararı ile Euro Bölgesi enflasyon ve büyüme verileri öncesinde 1,115 doların altına gerileyerek Nisan 2025’ten bu yana en düşük seviyelerine yakın seyretti. Fransa’nın mali görünümündeki bozulma, tahvil piyasalarındaki endişeler ve büyüme verilerinin zayıf gelebileceği beklentisi euro üzerindeki baskıyı artırdı. İngiliz sterlini ise İngiltere hükümetinin hane halklarını artan enerji maliyetlerine karşı desteklemeyi ve kamu maliyesini güçlendirmeyi hedefleyen bütçesinin ardından 1,33 dolar seviyesinin üzerinde tutundu. Bütçe kapsamında bankalar, kumar sektörü, tasarruf gelirleri ve ev sahiplerine yönelik vergi artışları açıklanırken hükümetin mali hedeflerini karşılamak için kullanabileceği bütçe tamponunun 24 milyar sterlinden 15 milyar sterline gerilemesi mali hareket alanının daraldığına işaret etti. Piyasalar, İngiltere Merkez Bankasının 5 Kasım toplantısında faiz artırmasını fiyatlarken Şubat 2027’ye kadar ikinci bir faiz artışı daha bekliyor.

Değerli metallerde ise ABD’de enflasyonun yüksek seyrini koruması ve ekonomik büyümenin beklentileri aşması, Fed’in yıl sonuna kadar faiz artırabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Eylül ayında PCE enflasyonu aylık yüzde 0,5, yıllık yüzde 3,6 olurken çekirdek PCE yüzde 3,1 olarak gerçekleşti. ABD ekonomisi de üçüncü çeyrekte tüketim harcamaları ve yapay zekâ yatırımlarının desteğiyle yıllıklandırılmış yüzde 3,4 büyüdü. Fed’in faizleri sabit tutmasına rağmen piyasaların aralık ayında faiz artırımı olasılığını yaklaşık yüzde 75 olarak fiyatlaması, altın ve gümüş üzerindeki satış baskısını artırdı. Altın 4.000 doların altına gerileyerek kayıplarını sürdürürken ekim ayını yaklaşık yüzde 4 düşüşle tamamlayarak üst üste ikinci aylık kaybına yöneldi. Gümüş ise 51 dolar seviyesine gerileyerek Kasım 2025’ten bu yana en düşük seviyesini gördü. Gümüş fiyatlarının ekim ayını yaklaşık yüzde 15 kayıpla tamamlaması bekleniyor.

Enerji piyasalarında Brent petrol, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarını yeniden başlatabileceğine ilişkin endişelerle 112 doların üzerine çıkarak son 4 yılın en yüksek seviyelerine yaklaştı. Ekim ayındaki yükselişi yüzde 10’u aşan Brent petrolde, ABD Başkanı Donald Trump’ın ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlayabileceği yönündeki açıklamaları ve Suudi Arabistan ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi etkili oldu. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in barış görüşmelerini yeniden başlatmak amacıyla İran’a mektup gönderdiği bildirildi. Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik saldırıların devam etmesi fiyatları desteklerken bölgesel petrol ihracatının savaş öncesi seviyelere yaklaşması arz kaynaklı endişeleri kısmen sınırladı. WTI ham petrolü de benzer gelişmelerin etkisiyle 103 doların üzerine yükselerek son 6 haftanın en yüksek seviyesine ulaştı ve ekim ayındaki kazancını yüzde 10’un üzerine taşıdı.

ABD hisse senedi piyasalarında teknoloji şirketlerinin bilançoları ve yapay zekâ yatırımlarının kârlılığına ilişkin endişeler endeksler üzerinde baskı oluşturdu. Nasdaq Composite Endeksi, perşembe gününü yüzde 1,38 düşüşle tamamlarken Nasdaq 100 vadeli işlemlerinde yüzde 1,6 gerileme görüldü. Alphabet hisselerinin arama ve reklam gelirlerindeki zayıflık nedeniyle yüzde 12,6 değer kaybetmesi, Amazon’un yüksek sermaye harcamaları ve beklentileri karşılayamayan bilançosuyla yüzde 7, Intel’in ise gelecek çeyreğe ilişkin zayıf öngörüleriyle yüzde 23 gerilemesi satış baskısını derinleştirdi. Dow Jones Sanayi Endeksi de teknoloji sektöründeki bilanço kaynaklı satışların etkisiyle günü yüzde 0,25 düşüşle tamamladı. Yatırımcıların daha defansif sektörlere yönelmesi endeksteki kayıpları sınırlarken güçlü ekonomik büyümeye rağmen yüksek enflasyon ve Fed’in faiz artırımı beklentileri piyasalardaki temkinli görünümü destekleyen unsurlar olarak öne çıktı.

 

  Hibya Haber Ajansı